CHP bu milletin değerlerini boykot eden partinin adıdır…

İttihatçı artığı CHP zihniyetinden her şey beklenir.

CHP’nin 6 okla tesmiye edilen o Batıcı zihniyetinden her şey beklenir.

CHP gövdesi Türk, beyni Batıcı olan siyasi şer üssünün ta kendisidir.

CHP bu aziz milletin beynini ve yüreğini değiştirmek için Batılı efendilerinin her dediğini koşulsuz yapan bir siyasi aparattan öte bir şey değildir.

Bu milletin imanını ve ruhunu öldürmeye muktedir olamayacağını bilen Batılı güçlerin bu görevini memnuniyetle yerine getiren taşıyıcı bir aparatın da ta kendisidir.

Tarih bunun şahididir.

****

Türk’ü Türk yapan bütün değerler CHP eliyle ortadan kaldırılmıştır.

Türk sadece bir bedene indirgenmiştir.

CHP’nin o bedene giydirdiği ideoloji, Batı’nın değerlerini içkin bir ideolojidir.

CHP’nin Türk’ü beyni, aklı, yüreği ve hayat tarzı Batılı olan bir Türk’tür.

CHP İslamiyet’in bayraktarlığını yapan Türk’ü tarihe uğurlamak için elinden gelen her şeyi yapmıştır.

CHP’nin makbul Türk’ü, İslamiyet’in bayraktarlığını yapan ve İslamiyet’in değerlerini üstünde şerefle taşıyan Türk değildir.

CHP’nin Türk’ü, sureten Türk ama sireten İngiliz’dir, Fransız’dır.

CHP’nin resmi ideolojisi sureten Türklük içerse bile sireten İslamiyet’le şereflenmiş Türk değildir.

Çünkü CHP’nin resmî ideolojisi İslamiyet’in kendisini çağdaşlaşmanın ve ilerlemenin önünde engel olarak gören bir ideolojidir. CHP’nin laisisizmi/laikçiliği o yüzden dini, Recep Peker’in deyimiyle, sadece devlet hayatından değil, memleket ve toplum hayatından da sökülüp atılması gereken zararlı bir öğreti olarak gören bir anlayış üzerine oturmaktadır.

CHP’nin makbul Türk’ü ve Türk’le anılan milleti, tarihteki Türk veya Türk milleti değildir.

Bir başka deyişle, Türk’ü tarihteki değerleriyle diğer İslam milletlerinin serdarı kılan Türk değildir. O Türk artık tarihte kalmıştır ve oraya bir daha hiç çıkmamak üzere gömülmelidir.

CHP’nin tarih düşmanlığının sebebi budur.

Tarihteki Türk’ü bütünüyle kötüleyerek unutulmaya mahkûm etmesinin sebebi budur.

CHP’nin ideologları Türk’e adına Kemalizm dedikleri seküler “yeni bir din” uygun görmüşlerdir.

Bu seküler yeni dinin Peygamberinin de Mustafa Kemal Atatürk olduğunu söylemişlerdir.

Bunu açık açık söylemekten kaçınmamışlardır.

“Kabe Arab’ın olsun, Çankaya bize yeter!” diyen bir CHP zihnidir bu.

O yüzden diyorum ki CHP ideologlarının Türk tanımı da, Türklük üzerinden yaptıkları ulus tanımı da bize özgü değildir; düpedüz Fransız’dır.

*****

CHP zihninin bu sorunlu tanımlarını esas almak, Cumhuriyet’i kamilen demokratikleştirmenin önündeki en büyük engeldir.

Türk’ü CHP gibi anlayan ve CHP’nin ulusçuluk/milliyetçilik tanımını sorunlu görmeyen bir akılla Yeni Türkiye inşa edilemez.

Türkiye Yüzyılı zinhar inşa edilemez.

CHP’nin Cumhuriyeti demokratik bir Cumhuriyet değildir.

CHP’nin Cumhuriyeti cumhurun/milletin cumhuriyeti de değildir.

CHP’nin 6 ok zihniyetini “Cumhuriyetin kurucu değerleri ve unsurları” olarak görmek yanlışlığından vazgeçilmelidir.

CHP’nin resmî ideolojisi üzerine kurulacak bir Türkiye asla yeni bir Türkiye, milletimizin değerleriyle barışık demokratik bir Türkiye olmayacaktır; CHP cumhuriyetinin bir başka versiyonu olacaktır sadece.

****

CHP Türk’ü ve Türk milletini nasıl Batı’dan aldığı ideoloji doğrultusunda değiştirip dönüştürmeye kalkışmışsa, Kürdü de Türklük üzerinden inkar ederek çok katmanlı bir büyük cürme sebebiyet vermiştir.

Evvela Türk’le Kürt’ü birleştiren/ortaklaştıran değerleri ortadan kaldırmıştır.

Saniyen Türklük üzerinden Kürdün varlığını ve dilini inkar ederek Türk’le Kürdü hasımlaştırmayı amaçlamıştır.

Oysa o Türk ve Türklük tanımı, bizatihi Türk’ün kendisini kendini var kılan o mana ikliminden ve ruh kökünden kopartan bir tanımdı.

Kürt ide iki kez zulme uğruyordu: Biri, Türk’le kendisini ortaklaştıran değerlerin yok edilmesini amaçlayan jakoben laikçi siyasalar yüzünden. Diğeri, kendi kavmi/etnik aidiyeti dolayısıyla.

Şükür ki Türklerin ve Kürtlerin kahir ekseriyeti kendilerini hasımlaştırmak isteyenlerin oyununa gelmediler.

Gerçekte Türk’ün de bu tarihî vetirede kavmi/milli özellikleri dolayısıyla gadre hiç uğramadığını söylemek hakikati inkar anlamına gelir. Zira Türk’ü Türk kılan örf ve adetler de “gelenek” denilerek küçümsenmiş, modernleşme/çağdaşlaşma adına asimile edilmiştir.

Yani bu ülkede Kürt’le birlikte Türk de asimilasyon siyasalarına maruz kalmıştır.

Aradaki fark: Bu asimilasyonunun Türklük adına yapılmış olmasıdır.

Bence de bu bile İslamiyet’in asırlarca serdarlığını büyük bir şerefle yapan Türk’e en büyük haksızlıktır.

****

CHP bu millete hiçbir anesteziye bile gerek duymadan zihniyet nakli gerçekleştirerek çok büyük acılara ve sorunlara sebebiyet vermiştir.

CHP eliyle yetiştirilen nesiller ne yazık ki kendi milletinin değerlerini düşman bilmişlerdir.

Dini peşin peşin gericilik, geleneği tasfiye edilmesi gereken zararlı alışkanlıklar, Batılı zihni ve hayat tarzını ise modernleşmenin/çağdaşlaşmanın olmazsa olmaz gereği olarak görmüşlerdir.

Yakın tarihimize kadar bu CHP amentüsüyle büyüyenlerin devleti nasıl yönettiklerini hepimiz biliyoruz.

Milyonlarca vatan evladının sırf başörtülerinden dolayı kamusal alan yetmiyormuş gibi memleketten nasıl sürdüklerini unutmadık.

O CHP zihnine sahip Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer’in kendi ayak bastığı her yeri kamusal alan ilan edip bu ülkenin başbakanının ve meclis başkanının başörtülü eşlerinin dahi oraya ayak basmaması gerektiğini hatırlatan o ötekileştirici, kaba ve kıyıcı sözlerine eşlik eden uygulamalarını unutmadık.

AK Parti kendi cumhurbaşkanını mecliste seçtirmek istediğinde o CHP zihniyle ülkeye vesayet eden kurumların 367 hilesiyle nasıl yargısal bir darbe yoluna gittiklerini unutmadık.

“Eşi başörtülü olan biri asla Atatürk’ün Çankaya’sında oturamaz!” diyenlerin Cumhuriyet adı altında yaptıkları o şirret mitinglerini unutmadık.

Atatürk posterleri ve Türk bayraklarının bize karşı hayasızca nasıl sallandırıldığını unutmadık.

İktidarda olmamıza rağmen nasıl “iç düşman” ilan edildiğimiz o günleri unutmadık.

28 Şubat dönemlerindeki zulümleri unutmadık.

Erbakan Hükümetinin o CHP zihniyetli vesayetçi MGK bildirileriyle nasıl alaşağı edildiğini unutmadık.

Mecliste milletin onurlu milletvekilleri başörtülü evlatlarımızın üniversitelerde okumalarına el kaldırdığında o CHP zihniyetli medyanın “411 El Kaosa Kalktı!” diye nasıl manşet attıklarını, o tarihte CHP’nin vesayetçi Anayasa Mahkemesi’ne koşarak bu kanunu nasıl iptal ettirdiğini unutmadık.

Başörtülü Merve Kavakçı mecliste yemin etmek için kürsüye yürürken o CHP zihniyetinin nasıl ayağa kalkarak “Burası Cumhuriyete meydan okunacak bir yer değildir!” diyerek o gencecik kızımıza sadece meclisi değil Türkiye’yi nasıl dar ettiklerini unutmadık.

Anadolu’nun dindar evlatlarının ekonomik anlamda güçlenmelerinden duydukları derin rahatsızlığı “yeşil sermaye” diyerek kriminalize eden o CHP zihniyetinin neler yapıp ettiğini unutmadık.

Bu ülkenin sokaklarında başörtülü, çarşaflı, şalvarlı ve cübbeli insanlarımızın nasıl toplanarak götürüldüklerini unutmadık.

Unutmadık.

Unutmayacağız.

Geçmişte Arapça ezandan ve dinî tedrisattan rahatsızlık duyan CHP zihniyetini unutmadığımız gibi unutmadığımız gibi yakın tarihte yapılıp edilen o zulümlerin hiçbirini de unutmayacağız.

Şimdi bütün o zulmü pervasızca yapan CHP zihni üzerinden bize birileri “demokrasi” ve “hukuk” dersi vermeye kalkışıyor.

Hadi oradan!

Siz kim, demokrasi ve hukuk mücadelesi kim!

Daha dün Kur’an kurslarını “Orta Çağ zihniyeti” olarak suçlayan ve bilmem kaç yaşındaki çocuklarımızın Kur’an kurslarına gönderilmemesi gerektiğini söyleyen Özgür Özel kalkıp bugün başka telden çalıyor.

İçimizden birileri de onların dilinden konuşup bütün o zulüm defterini kapatan cesur ve inançlı Cumhurbaşkanımıza kalkıp laf edebiliyor.

Kendi celladına âşık olanlar gibi Özgür Özel’in CHP’sinin yanına koşabiliyorlar.

Çok yazık!

****

Demek istediğim şu:

CHP milletin değerlerini hiçbir zaman kendi değerleri olarak görmedi.

O değerleri boykot etti.

En kötüsü, o değerleri yok etmeye yöneldi.

CHP’nin boykotu, yeni değil.

Evvela milletin değerlerini ve hayat tarzını boykot etmekle başladılar.

Baktılar olmuyor, devlet eliyle adına ulus dedikleri yeni bir millet inşa etmeye kalkıştılar.

Bu yeni değerler doğrultusunda yeni bir nesil yaratmaya çalıştılar.

Bunda muvaffak oldular bir nebze.

Ama millet kendi değerlerine sahip çıkmayı sürdürdü.

Fırsatını bulduğu ilk anda CHP’yi sandığa gömdü.

Ama askeri darbeler dolayısıyla CHP’nin o 6 ok zihniyeti hep anayasalar üzerinden belirleyici olmayı sürdürdü.

AK Parti’yle birlikte millet kendi değerlerini merkeze taşımak istedi.

CHP zihniyetli derin vesayet odaklarıyla mücadele pek Çetin geçti.

Millet 15 Temmuz’dan sonra nihayet vesayet sistemini tarihe uğurladı ve kendi değerlerine uygun kendi cumhuriyetini inşa etmeye yöneldi.

CHP bu sürece “sivil darbe” dedi.

Bugün kutuplaşma olarak görülen husus, CHP zihniyle büyüyen bir neslin milletin değerlerini üstünde taşıyan demokratik bir Cumhuriyete geçişimizden duyduğu hoşnutsuzlukla alakalıdır.

Öteki her şey birer kılıftan ibarettir.

Bu hoşnutsuzlar arasında elbette ekonomik sorunlar nedeniyle mağdur olanlar da var, AK Parti ve lideri ile yaşadıkları kişisel sorunlar yüzünden savrulan kimi nicel anlamda küçük siyasi partiler de var. İkinci kümedekilerin CHP zihniyeti ile Erdoğan karşıtlığı ekseninde yan yana durmaları, tarihin üzücü bir ironisidir.

HAMİŞ

CHP’nin kutsanan o 6 ok zihniyetini veya Kemalizm olarak tariflenen ideolojiyi Atatürk’ten ayırmak gerektiğine inananlardanım.

Hatta CHP’yi artık Atatürk’ten ayırmak gerektiğine inananlardanım.

CHP’nin İnönü dönemi ile başlayan ve sonraki tarihsellikler içinde farklı yorumlarla ete kemiğe bürünen o resmî ideolojisinin Atatürkçülük olarak tesmiye edilmesi hem yanlıştır hem de hakikatin tahrifidir.

Atatürk-CHP özdeşliği de yanlıştır.

Atatürk’ün CHP’si Atatürk’le birlikte ölmüştür.

Ne yani CHP’yi eleştirdiğimizde veya CHP’nin zihniyeti diyerek eleştiri getirdiğimizde o birileri bizi “Atatürk düşmanı” olarak ilan edeceklerse o zaman CHP’ye nasıl muhalefet edeceğiz?

Atatürk’ü Atatürkçülük ve Kemalizm anlayışlarından birinin içine hapsedip siyasi karşıtlarına karşı ideolojik bir sopa olarak kullanan CHP siyaseti, Atatürk’ü kirli siyasi emellerine ve ajandalarına alet eden kötücül bir siyasettir.

Bu bahiste herkese değerli ve yetkin akademisyenlerimizden Onur Atalay’ın İletişim Yayınları arasında çıkan TÜRK’E TAPMAK: SEKÜLER DİN VE İKİ SAVAŞ ARASI KEMALİZM kitabını okumalarını salık veririm.