İki gerçek

İstanbul Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından sonra yaşanan olaylar iki gerçeği ortaya çıkardı.

Örgütlü toplumun önemi ve “Z kuşağı” olarak isimlendirilen gençler hakkındaki yargının yanlışlığı.

Sınıflı toplumlarda; emeğin hakkını alabilmesi, yaşam koşullarının iyileştirilmesi, demokrasinin, laik, hukuk devletinin, insan haklarının, ifade ve basın özgürlüğünün, kadın-erkek eşitliğinin korunması ancak toplumun örgütlenmesiyle mümkündür.

Toplumsal örgütlenmenin olmadığı veya zayıf olduğu ülkelerde iktidarda olanlar iktidarlarını sürekli kılabilmek için insan haklarından, demokrasiden, laik, hukuk devletinden, kadın erkek eşitliğinden, ifade ve basın özgürlüğünden uzaklaşarak otoriterliğe yönelebilirler.

Bu yönelişe ancak örgütlü toplum engel olabilir.

Ancak örgütlü bir toplum bu yönelişleri durdurabilir.

Örgütlü toplum, halkın yaşam düzeyini yükseltmenin ön koşuludur.

Bir toplum örgütlüyse ekonomik ve sosyal haklar, eşitlik ve demokratik kurallar, hukukun işleyişi yüksek düzeyde olur.

Bir toplum ne kadar örgütlüyse toplumsal dayanışma o kadar yüksek ve etkili olur.

Örgütlü toplumu; siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, meslek örgütleri, kooperatifler, dernekler, vakıflar oluşturur.

Örgütlü toplum, halkın karar alma süreçlerine katılmalarını sağlar.

Toplumu ilgilendiren kararların demokratik yöntemlerle alınmasını sağlar.

İktidarların demokrasiden uzaklaşma eğilimine karşı toplumsal direnç gösterir.

Ülke sorunlarının çözümü konusunda öneriler geliştirir.

İktidarların yanlış politikaları karşısında durur, yanlış kararların düzeltilmesini sağlar

Örgütlü toplum, dezavantajlı kesimin haklarını savunmalarına zemin oluşturur.

Kadın hakları ve çocuk hakları alanlarında toplumsal eşitsizliğin ortadan kaldırılmasına katkı verir.

İmamoğlu’nun tutuklanmasından sonra İstanbul başta olmak üzere bütün illerde ortaya çıkan protesto yürüyüşleri ve mitingler bu gerçekleri bir kez daha ortaya çıkardı.

Başta CHP’liler olmak üzere muhalefet partilerinin ve DİSK başta olmak üzere sendikaların, meslek kuruluşlarının, kadın ve öğrenci derneklerinin her akşam Saraçoğlu’nda ve geçtiğimiz cumartesi günü Maltepe meydanında on binlerden milyonlara ulaşan kitleleri bir araya getirmeleri toplum örgütlenmesinin bir sonucudur.

Türkiye demokrasi ve örgütlenme kültürüne sahip bir ülkedir ve bu kültürünü İmamoğlu’nun tutuklanmasına tepki olarak meydanlara yansıtmıştır.

Meydanlardan iktidara demokratik bir uyarıda bulunmuştur.

Bu tepki iktidarın yok sayamayacağı bir tepkidir.

Z kuşağına gelince…

Z kuşağı hakkındaki genel yargı, bu iktidar döneminde doğan ve büyüyen gençlerin politikayla ilgileri olmadığı, toplumsal sorunlarla ilgilenmedikleri, cep telefonlarında-internette yaşadıkları, eğlence peşinde koştukları, bireysel çıkar dışında başta bir şey düşünmedikleri yönündeydi.

Bu yargının doğru olmadığı da ortaya çıktı.

Z kuşağı, İmamoğlu’nun tutuklanmasına, iktidarın otoriterliğe yönelmesine, demokratik, laik hukuk devletinin, Atatürk ilke ve devrimlerinin yok sayılmasına çok ciddi tepki gösterdiler.

Haklarındaki yargıların doğru olmadığını, politikayla, toplumsal sorunlarla yakından ilgilendiklerini, demokratik, laik hukuk devleti ilkelerine sahip çıktıklarını gösterdiler.

Türkiye’nin geleceği için umut olduklarını kanıtladılar.

İktidarın görmesi gereken gerçek, örgütlü toplumun önemi ve Z kuşağının gösterdiği tepkidir.