Dikkatle izliyorum, takip ediyorum,
Muhafazakarım diyen…
Mütedeyyin olduğunu söyleyen…
Bu dünya geçici kalıcı olan öteki dünya diyen…
Yaşadığımız yılların sonsuz aleme imtihan olduğunu söyleyen…
Beş vakit namazını ihmal etmeyen…
Şeriat düzeni isteyen…
Cennet hayaliyle yaşayan…
Herkes değil ama kahir ekseriyeti para düşkünü. Dolar aşağı… Büyük çoğunluğu cukka peşinde…
Allah’ı siper ederek, Kuran’ın arkasına sığınarak en büyük yolsuzluğu yapan onlar…
İktidarı ele geçirince adaletsizliğin daniskasını yaşatanlar da onlar…
Adrese teslim ihalelerle servetlerine servet katan, geçici diye baktıkları, imtihan olarak gördükleri bu dünyaya kazık çakmaya çalışan, vergi muafiyetleriyle milletin parasını gasp eden yine onlar…
Üç kuruş fitre vererek, zekat vererek, iki kurban keserek cennete gideceklerini sanan onlar…
Geçici dedikleri dünyayı üç beş kuruş daha fazla kazanmak için delik deşik eden onlar…
Doğa katliamı yapan onlar…
Altın çıkarmak için ağaçları kesen, Allah’ın yarattığı doğaya saygı göstermeyen yine onlar…
Ne için?
Para için!.. Yeşil dolar için!..
Konuşsan mangalda kül bırakmıyorlar. Vatanlarını en çok seven onlar, dinine en fazla düşkün olan onlar, iki lokma ekmek bir hırkayla ömrünü geçirmeye talip olan onlar…
Lafta tabii…
Gerçek başka… Şaşalı hayatı süren, en pahalı araçlardan inmeyen, lüks konutlarda yaşayan, özel uçaklarla dolaşan, topluma tepeden bakan yine onlar…
Sorduğun zaman dava diyorlar… Dava için yaptıklarını söylüyorlar…
Ama… Dava için yaşadıklarını söyleyip milleti soyup soğana çeviriyorlar… Elinizi vicdanınıza koyup söyleyin köprü ücreti iki bin lira olur mu?
Dava adına oluyormuş!...
Osmangazi köprüsünden geçiş ücreti 2010 lira… Bu para kimin cebine gidiyor… Çanakkale köprüsünden yılda 16 milyon araç geçmesi hesaplanmıştı bir buçuk milyon araç geçti… Farkını bizler ödedik de o fark kimin cebine gitti?
Davaya mı?
Kendi kaderlerinin ülkenin kaderi olduğunu söyleyenler, karşı çıkanı, eleştireni, dik duranı, protesto edeni ‘dava’ adına hapse tıkıyor…
Kimsenin gözünün yaşına bakmıyorlar…
Dava şemsiyesi altında her türlü yolsuzluğu, suistimali, adaletsizliği, kayırmacılığı mubah sayıyorlar…
Açık söylemek gerekirse Siyasal İslamcı dediğim kesim (mütedeyyin değil) paraya neden bu kadar düşkün anlamadım, çözemedim…
Kollarından altın, ceplerinden dolar fışkıranlar bizlere sofradan yarı aç kalkın, azla yetinin, şükredin, bu büyük sınav, itaatkar olun diye öğüt veriyor…
Karşı çıkanın, bu düzen böyle gitmez diyenin başına çorap örülüyor…
Çorap örülmekle kalmıyor zindanlarda çürümeye terk ediliyor…