Son Saraçhane ve CHP’de gençler dönemi

Saraçhane’de Bozdoğan kemerinde yaşananları en güzel Ozan Gündoğdu yazmış. Aynısını DW’den gazeteci arkadaşım Serkan Ocak da söyledi.

Konuşmalar bitsin de aksiyon başlasın diye bekleyen, aslında siyasetle hiç alakası olmayan gruplar Bozdoğan tarafındaydı. Ancak bu gruba asla çoğunluk diyemeyiz.

İktidar medyası Erdoğan’ın annesine küfreden küçük bir grubu büyüttükçe büyütmeyi seçti ama aslında o küçük grup protestocuların geri kalanından çok büyük tepki gördü.

Havaya fişek de atan bu küçük gruba karşı, kuşlara zarar veriyorsunuz yapmayın diye diğer eylemciler karşı çıktığı zaman arkadaşımız Talha Özmen oradaydı. Her kitlesel eylemlilikte olduğu gibi, burada da her türlü grup var. Enteresan bir detay, sanırım bu gençler ağabey ve ablalarından Gezi’yi dinleyerek büyüdüğü için kafalarında olumlu anlamda bir Gezi efsanesi var.

Yaptıkları eylemler Gezi dönemindeki yaratıcılığa referans versin istiyorlar. Hatta yaşı büyük birisini bulduklarında “Geziye benziyor mu?” Diye soruyorlar

Ama Gezi döneminden daha sertler. Gezi döneminde koşullar başkaydı. Ülke bu kadar fakirleşmemişti, Erdoğan’a halk desteği daha fazlaydı. Gezi’de gençler yeri geliyor piyano çalıyor yeri geliyor polise karanfil falan veriyordu, burada öyle bir hava yok. Ancak polis Gezi’den daha yumuşak. Beşiktaş ve Şişli’deki eylemlerde polis gençlerin güvenliği için önlem aldı, büyük ölçüde kibar ve sakin davrandı. Gezi’de böyle bir an hiç olmadı.

Yanlış anlaşılmasın, CHP liderinin konuşması bittikten sonra polisin gençlere çok sert müdahale ettiği anlar da oldu. Ama Gezi inanın çok daha sertti. Yaşamını yitiren Ali İsmail Korkmazları Berkin Elvanları yeniden andık.

Hatta burada yer yer eylemden sonra polisle eylemcilerin sohbet ettiği bile oluyor. Aslında Gezi döneminde özellikle Gülenci polislerin tam da gençlerle devletin arasındaki bağların kopması için sahaya sürüldüğü teorisi bir kez daha doğrulanıyor.

Bir diğer unsur, polisin bu gençlere anti pati duymasına imkan yok çünkü hepsi Atatürk ve Türk bayraklarıyla yürüyorlar. Bazıları bozkurt yapıyor. Andımızı okuyorlar, Onuncu yıl marşını söylüyorlar

Bazıları bunu yükselen Avrupa tipi milliyetçilikle paralel okuyor. Mutlaka paralellik vardı, dünya oraya gidiyor. Daha devletçi daha milliyetçi bir döneme giriyoruz. Ancak AKP, MHP ile ittifaka girdikten sonra içinden Atatürk alınmış, daha lümpenleştirilmiş bir milliyetçilik inşa etmeye çalıştı. Gençlerde buna karşı duruş ve Atatürk’ü geri getirmeyi görüyoruz. Atatürk hem de eskisinden daha güçlü olarak geri dönüyor.

Bozkurt işareti ise bu eylemlerle beraber MHP’nin elinden alınmış oldu, artık başka bir şeyin sembolü.

Gamer olmayan çocukların ne dediğini bazen anlamayabilir. Gezi’den de biliyoruz, biber gazının panzehiri talcidle karıştırılmış su. Bazı gençler talcidli suyu yanlarında taşıyıp, gaz sonrası arkadaşlarına yardım ediyor. Eylemciler bu gençlere “healer” adını takmış, bana can verdi diyorlar. Gaming terminolojisi pankartlara da yansıyor.

Talcidli gençlere Şaman diyen de duydum. Tengrici akımlar söylem olarak da simgesel olarak da sahaya inmiş durumda.

Gelelim CHP meselesine. Özgür Özel, tam böyle zamanların Genel Başkanı. İlk iki gün CHP provokasyonlardan çok çekindi. Ancak sonra Özel gençlerle de temas kurarak işi kavradı. CHP gücünü bu gençlerden alacak, organik bağlar geliştirmesi önemli.

CHP’li vekillerin Boğaziçi eylemlerinden bu yana öğrencilerle temasta olması arada bir iletişim ağı kurmuş. Gençlerin güvendiği temasta oldukları vekiller var. Malum sosyal medyada Mahmut Tanal’ın yıldızı parladı. Ancak İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de aşağı kalır yanı yoktu. Çelik geceler boyu sahadaydı. Polisi tuttu, gençleri sakinleştirdi.

Peki neden Saraçhane eylemleri sona erdi? CHP kayyum tehlikesi bittiği için diyor ancak bir neden de İBB’nin artık idari olarak çalışmaya başlaması gerekliliği. Günlerdir eylemler dolayısıyla belediyede faaliyet durmuş durumda.

CHP, artık partiyi mobilize edenin ve aynı zamanda partinin varlığının da garantörünün gençler olduğunun farkında, ancak gençlerin güvenliğinin garantörü de CHP. Vekillerin sahada olması, Gezi dönemindeki gibi can kayıpları olmasının önüne geçti.

Gençleri yanına alan kazanır. Şimdi top CHP’nin sahasında.