CHP her zaman ilginç bir partiydi, ama son iki seçimde onun hakkında bir de şunu öğrendim: Seçimlere doğru CHP doğrudan tuhaflaşıyor.
Son olaya dün de değinmiştim. CHP’nin grup başkanvekili unvanını da taşıyan, milletvekili sıfatı da bulunan, Afyonkarahisar ilinin belediye başkanı adayı, durup dururken, “Ben başkan olunca, belediyenin kapısından DEM Partililer giremeyecek” diye bir laf etti.
Neden?
Dediğine göre, aday olduğu ilde, AK Partili birileri, kendisinin DEM Partisi ile ittifak yaptığı dedikodusunu çıkarmış; o da böyle bir durum olmadığını duyurmak için bir çıkış yapma ihtiyacı duymuş. Hepsi bu kadarmış…
Üşenmedim baktım: Afyon ilinde CHP oyu 14 Mayıs 2023 seçiminde yüzde 18.8 imiş; DEM’in Yeşil Sol Parti adıyla girdiği aynı seçimdeki oyu da yüzde 0.6… AK Parti ise o seçimde yüzde 44.2 oy almayı başarmış…
AK Partililer öyle bir dedikoduya neden ihtiyaç duysunlar ki? Hem duysalar ne olur?
Yoksa o dedikoduyu çıkartanlar yüzde 44 oyu CHP’nin mi sanmışlardır?
Dedikodunun Afyon’da hiçbir anlamı yok. Başkan adayı tersi iddiayla çıkış yapsa ve “Benim kapım yalnızca DEM Partililere açık olacak” deseydi de bir anlamı olmayacaktı.
Reklam
Her iki tür çıkışın Afyon’da bir anlamı olmayabilir ama, Türkiye genelinde etkisi olma ihtimali hayli fazla.
Nitekim, CHP’nin ilginçliği o sözlerin sarf edilmesinden sonra da etkisini gösterdi. CHP içinde ve yakınında bir tartışma başlamasına sebep oldu çünkü.
Genel başkan bir şeyler söyledi. İstanbul belediye başkanı, adayın defolup gitmesi tavsiyesinde bulundu. CHP’ye yakın medyada, “Ona bu çıkışı yaptıran eski genel başkan”diyenler çıkmış olmalı ki, CHP’nin 7. genel başkanı da zehir zemberek bir mesaj yayımladı.
Mesajında, kendisinin adının böyle bir olaya karıştırılmasından olağanüstü rahatsızlık duyduğunu belli eden bayağı ağır ifadeler var. Bir de, aynı iddiayı -o buna ‘iftira’ diyor- ekranda dile getiren CHP’li bilinen bir TV sunucusuna da ithamda bulunuyor eski genel başkan.
Olacak şey değil.
Aslına bakılırsa, böyle bir gelişmeye hazırlıklı olmalıydım ama ne yapayım bana yine de tuhaf geldi.
Gelişmeye hazırlıklı olma gereğini düşündüren, 10 ay önce yapılan seçimlerde, CHP’nin, daha doğrusu CHP yönetim kadrosunun, seçimleri kaybetmek üzere bayağı çaba gösterdiğini yaşayarak öğrenmemizdir.
Altı parti bir araya geldi ve bir ittifak oluştu. Bir yıldan uzun bir süre her ay toplanılıp üzerinde çalışılarak uzlaşılmış birer metin yayımlandı. Seçim yaklaştığında ise, her şeyi berbat eden gelişmeler birbiri ardına yaşanmaya başlandı.
Reklam
Kazanabilecek bir aday yerine kaybedecek bir aday çıkartıldı.
Masayı çarpan parti başkanının ağır ithamları sineye çekilip beş cumhurbaşkanı yardımcısı adayına iki isim daha eklendi.
Buna rağmen cumhurbaşkanı seçimi ikinci tura kaldı, ama bu defa da ittifak ortaklarına sorulmadan Zafer Partisi ile gizli bir protokolla ortaklık kuruldu.
Seçimde CHP listelerinden aday gösterilmiş ittifak partilerinden seçilen milletvekillerini aşağılama anlamı taşıyan bir söylem CHP’lilerin ağızlarına yerleşti. Muhafazakar seçmene dayalı ittifak partilerinin, sırf CHP ile yakınlık kurdukları için, kendi tabanlarıyla ters düşmeyi göze aldıklarının ve bu yüzden suçlandıklarının bile farkına varılmadı.
Tuhaf şeyler bunlar.
Genel başkan değişimi yapılan kurultay sırasında da epey tuhaflıklar yaşandı ama o konudaki söylentileri buraya almak istemem.
Bitti mi? Hayır.
Etrafa kulak verdiğimde, CHP üst kademelerinde bu seçimin kaybedilmesini isteyenlerin sayısının neredeyse kazansın diye çalışanlar kadar olduğu bilgisine ulaşıyorum. Aklım almıyor ama bunu da CHP’nin tuhaf ilginçliğine vermeden edemiyorum.
Şunun şurasında seçime birkaç hafta kaldı.Önümüzdeki süre içerisinde yeni tuhaflıklarla karşılaşmak hiç de ihtimal dışı değil. Geçmişte farklı partilerin durduk yere kavga çıkarmaları ülkeyi zor durumlara sürüklemişti ve o dönemleri yarı korku yarı endişe içerisinde geçirmiştik.
İlk kez son genel seçimde birbirine benzemez partilerin belli bir amaç için ittifak çatısı altında buluşabildiklerine tanıklık edildiğinde bir şeyler değişiyor umuduna kapılınmıştı.
O buluşmayı sağlayan CHP şimdi kendi içinde kavgalara sürükleniyor.
Tam da yerel seçim öncesinde.
Dedim ya, CHP ilginç bir parti
CHP has always been an interesting party, but in the last two elections I also learned this about it: CHP gets directly weird towards the elections .
I mentioned the last incident yesterday. The mayoral candidate of Afyonkarahisar province, who also holds the title of deputy group chairman of the CHP and is also a member of parliament, said out of the blue : "When I become the mayor, DEM Party members will not be able to enter the municipality gate."
From where?
According to him, in the province where he was a candidate, someone from the AK Party started rumors that he had an alliance with the DEM Party; He felt the need to make a statement to announce that such a situation was not the case. That's all...
I didn't bother and looked: The CHP vote in Afyon province was 18.8 percent in the May 14, 2023 election; DEM's vote in the same election, which it entered under the name of the Green Left Party, was 0.6 percent. AK Party managed to get 44.2 percent of the votes in that election...
Why would AK Party members need such gossip? What would happen if they heard it?
Or did those who started that rumor think that 44 percent of the votes belonged to the CHP?
Gossip has no meaning in Afyon. Even if the presidential candidate had claimed the opposite and said , "My door will only be open to DEM Party members," it would have no meaning.
Advert
Although both types of exits may not have any meaning in Afyon, they are likely to have an impact throughout Turkey.
As a matter of fact, the interestingness of the CHP showed its effect even after those words were spoken. Because it caused a debate to start within and around the CHP.
The chairman said something. The mayor of Istanbul advised the candidate to go away. There must have been people in the media close to the CHP who said, "It was the former chairman who made him do this," because the 7th chairman of the CHP also published a poisonous message.
There are some very harsh expressions in his message, showing that he is extremely disturbed by his name being involved in such an incident. The former chairman also accuses a known CHP TV presenter who made the same claim - he calls it 'slander' - on the screen.
It's not going to happen.
In fact, I should have been prepared for such a development, but it still seemed strange to me.
What makes us think about the need to be prepared for developments is that we learned from experience that the CHP, or more precisely the CHP management team, made great efforts to lose the elections in the elections held 10 months ago.
Six parties came together and an alliance was formed. They met and worked on every month for more than a year, and an agreed text was published. As the election approached, developments that made everything worse started to happen one after another.
Advert
Instead of a candidate who could win, a candidate who would lose was chosen.
The serious accusations of the party chairman who slammed the table were tolerated and two more names were added to the five vice presidential candidates.
Despite this, the presidential election went to the second round, but this time a partnership was established with the Victory Party through a secret protocol without asking the alliance partners.
A discourse meant to humiliate the MPs elected from the alliance parties who were nominated from the CHP lists in the election was placed in the mouths of the CHP members. It was not even realized that the conservative voter-based alliance parties risked being at odds with their own bases and were blamed for this, just because they established closeness with the CHP.
These are strange things.
There were a lot of strange things during the congress where the chairman was changed, but I don't want to include the rumors on that subject here.
Is it over? No.
When I listen around, I come to the information that the number of people who want this election to be lost in the upper levels of the CHP is almost as much as those who are working to win it. I don't understand it, but I can't help but attribute this to the strange interestingness of the CHP.
There are only a few weeks left until the election. It is not impossible to encounter new oddities in the coming period. In the past, different parties starting fights for no reason led the country into difficult situations, and we spent those periods half in fear and half in anxiety.
When we witnessed for the first time in the last general election that dissimilar parties could come together under the umbrella of an alliance for a certain purpose, we had the hope that things were changing.
CHP, which facilitated that meeting, is now being dragged into fights within itself.
Just before the local elections.
As I said, CHP is an interesting party.