Hayırlı olsun...

Siyasi partilerin bayramlaşma ziyaretleri ülkenin en eski geleneklerinden biridir. Bu ziyaretler, tatil günlerinde gündem sıkıntısı çeken biz gazeteciler için de önemli bir malzemedir.

Bu yılki Ramazan Bayramı ziyaretleri, ilklere sahne oldu.

Siyasi hayatını, son 30 yılda terör karşıtı duruşunun üzerinde şekillendiren, PKK’ya geçit vermeyen ve Kürt siyasi hareketine hep mesafe koyan ülkenin en milliyetçi partisi MHP, bu yıl bayramlaşmak için DEM Parti’yi tercih etti. Atatürk’ün kurduğu, Cumhuriyet’in kurucu partisi CHP’ye ise mesafe koydu.

Samimiyetle söylüyorum:

Bu gelişmeyi olumlu buluyorum.

DEM Parti’yle buluşmak MHP’nin geçmişteki ideolojik duruşuyla çelişebilir, MHP açısından geri adım gibi görülebilir ama olsun.

Buna da alışırız.

Daha önce iktidara ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a amansız muhalefet eden MHP lideri Devlet Bahçeli’nin iktidar ortağı olmasına, Erdoğan’a doğum günlerinde yeni yaşı kadar gül göndermesine, hatta iktidarı iktidardan fazla savunmasına nasıl alıştıysak, Sayın Bahçeli’nin terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ı TBMM’ye davet etmesine, PKK’nın yöneticilerine Malazgirt’te Kongre toplama çağrısı yapmasına nasıl alıştıysak, MHP’nin CHP’ye mesafe koyup DEM Parti’ye kapılarını açmasına da öyle alışırız.

Bu bayram taçlanan MHP-DEM Parti kardeşliği vatana millete hayırlı olsun.

İktidarın ‘tatil’ planı işe yaradı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve ekibi siyasi ve toplumsal muhalefeti yönlendirmeyi gerçekten çok iyi biliyor.

Bir kaynağım, İmamoğlu’na operasyon için 19 Mart 2025 gününün seçilmesinde iktidarın (zaten okulların dokuz günlük ara tatiline denk gelen) Ramazan Bayramı’nı da dokuz günlük idari tatil yapma planının belirleyici olduğunu söyledi.

Öyle görünüyor ki plan saat gibi çalışmış.

Baksanıza, (19 Mart 2025 günü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve 23 Mart 2025 günü tutuklanmasının ardından sokağa inen, iktidara soğuk terler döktüren) toplumsal muhalefet, dokuz günlük tatilde yatıştı.

İktidar, 29 Mart 2025 Cumartesi günü 2 milyon insanın katıldığı protesto mitingine rağmen hiçbir geri adım atmadı.

Gösterilerde gözaltına alınıp kötü muamele gören ve tutuklanan 301 genç bayramı cezaevinde geçirdi.

Anneler babalar bayramı Silivri kapılarında geçirmek zorunda kaldı.

Mitinglerde devleşen CHP lideri Özgür Özel de bayramı cezaevi ziyaretleriyle geçirmek durumunda kaldı.

Toplumsal muhalefet de boykot tartışmalarına hapsoldu.

Milyonlarca insanın sokağa indiği günlerde hayli zorlanan iktidar, Ramazan Bayramı tatilini dokuz güne çıkardıktan sonra hedefine ulaştı ve bayram günlerinde rahat bir nefes aldı.

Trump Erdoğan’ın yolunda!

18 Mart günü NEFES’te yayınlanan yazımda ABD Başkanı Donald Trump’ın siyasette Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yolundan gittiğini yazmıştım.

Ben yazıyı yazdıktan birkaç hafta sonra Trump yeni atanan Ankara Büyükelçisi’ne Türkiye için “güzel ülke”, Erdoğan için de “iyi lider” diyerek Erdoğan’a olan ilgisini göstermişti.

Ben yazımda örnek olarak kendisini eleştiren Amerikan medyasına yönelik basın özgürlüğüne aykırı hamlelerini ve Soros gibi muhalif sermayeye açtığı savaşı göstermiştim.

Geçen süre içinde Trump beni haklı çıkarmaya devam etti.

Malumunuz, Anayasamızda bir kişinin en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebileceği açık açık yazdığı halde Erdoğan üçüncü defa aday olup seçilmişti. Erdoğan şimdi de dördüncü defa, hatta ömür boyu Cumhurbaşkanı olmak istiyor.

Trump da Amerikan Anayasasında net bir şekilde iki defa başkan olunabileceği yazıldığı halde üçüncü defa başkan olmayı planlıyor.

Bu ABD’de daha önce hiç gerçekleşmedi ama Trump bunun yolunun olduğunu söylüyor. Bu yollar arasında Anayasa değişikliği de var ama Kongre’nin dörtte üçünün oyunu almak gibi bir şart olduğu için bu zor görünüyor.

Ancak Erdoğan’da olduğu gibi Trump’ta da çözüm bitmiyor. Trump, başkan yardımcısını başkan seçtirip kendisi başkan yardımcısı olmayı, başkanın istifasıyla da başkanlık koltuğuna üçüncü defa oturmayı bir seçenek olarak görüyor.

Amerikan halkı bu plana geçit verir mi bilmiyorum ama Trump’ın bu yolu deneyeceğine dair zerre şüphem yok.