Şoför dedikodularıyla İmamoğlu’nu tutuklamışlar

• İBB yönelik operasyondaki iddialardan biri; Beylikdüzü’ndeki Mado’daki gizli odada gizli toplantılar yapıldığını ve burada rüşvet alındığını içeriyor.

• Bu konudaki tanık ifadesi sansürlenerek Ekrem İmamoğlu, danışmanı Murat Ongun, seçim kampanyasını yapan Necati Özkan’ın arasında olduğu kişilere soruluyor. Gizli tanık olmamasına karşın bu ifadeyi kimin verdiği gizleniyor.

• İfadeyi veren 2019-2020 yıllarında bir yıl Kültür AŞ.’nin genel müdürlüğünü yapan Serdal Taşkın’ın şoförü.

• Tanık şoför, açık hava reklam işleriyle ilgili Serdal Taşkın, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, İBB Spor Başkanı Fatih Keleş, Murat Ongun’un açık hava reklam şirketi sahipleri Murat Kapki, Hüseyin Köksal ile haftada en az 2 gün saat 23.00 ile 00.00 arasında Beylikdüzü Mado’nun altındaki gizli odada gizli toplantı yaptığını iddia ediyor.

• Tanık şoför, “Toplantı sonrası Murat Ongun ve Serdal Taşkın’ın ellerinde içi para dolu olduğunu düşündüğüm çantalarla çıkarlardı” diyor.

• Tanık şoför, ifadesinde saydığı isimlerin Hüseyin Köksal’ın Beylikdüzü’ndeki fabrikasında da haftada iki kez toplantı yaptığını iddia ediyor. Burada da usulsüz ihale ve yasa dışı işler konuştuklarına şahitlik yaptığı iddia ediyor.

• Savcılık gizli tanık ifadelerinin çoğunu incelemeden dosyaya koyarken bu iddialar hakkında baz incelemesi yapıyor, HTS kayıtlarına bakıyor.

• Soruşturmada tanık şoförün adını saydığı kişiler hakkında 21 Mart 2019 ile 13 Şubat 2020 arasındaki baz istasyonu sinyal bilgileri tablo yapıldı. Bu tabloya göre; ifadede adı geçen kişilerin telefonları aynı yerde baz sinyali vermiyor. Hatta 2 kilometreden çok daha geniş bir alanda farklı yerlerden baz sinyali veriyorlar.

• 11 aylık süreç incelendiğinde sadece bir gün, 23 Haziran 2019 tarihinde saat 23.00 sıralarında Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun, Necati Özkan, Fatih Keleş’in telefonları çok yakın baz istasyonlarından sinyal veriyor. Bu tarihler arasında Necati Özkan’ın baz sinyali ilk kez alınmış. İfadede adı geçen diğer kişilerin sinyali ise yine yok.  Tabloda buna geniş şekilde yer verilirken tarih sütunu nedense sadece burada boş bırakılmış. Nedenini sonra anlıyoruz. 23 Haziran 2019 günü iptal edilen İstanbul Büyükşehir Belediyesi yenilenmişti. Seçimi ikinci kez kazanan Ekrem İmamoğlu, danışmanı Murat Ongun, seçim kampanyasını yürüten Necati Özkan, Beylikdüzü ve İBB Meclis Üyesi Fatih Keleş, seçim zaferi kutlamalarına katılmak için oradaydı.

• Özetle tanık anlatımlarını baz sinyalleri doğrulamıyor, hatta yalanlıyor. Ancak yine de bu ifadeler dosyaya konuluyor ve Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere adı geçen herkese soruluyor.

• Ekrem İmamoğlu şu yanıtı veriyor: “Bu soruyu muhatap almıyorum. Tüm isnatları şiddetle reddederim.”

• Murat Ongun: “Devletimiz iddiada geçen isimlerin HTS kayıtlarına bakarak 01.07.2019 tarihinden sonra bu isimlerin haftada iki kez Beylikdüzü Mado’da bir araya gelip gelmediğini kolaylıkla tespit edebilir. İddiaların aksine adı geçen şahıslar ile yine ismi geçen iş yerinde hiçbir şekilde bir araya gelmedim.”

• Necati Özkan: Kampanya direktörü olarak 23 Haziran 2019’daki kutlamadaydım. Onun dışında başka hiçbir şekilde benim izahı yapılan şahıslar ile Beylikdüzü’nde bir baz kaydım, (Toplantıya katılmışlığım vs.) yoktur.

• Reklam şirketi sahibi Murat Kapki: “Beyanda geçen hiçbir isimle böyle bir toplantıya katılmadım. İddialar tamamen asılsızdır ve iftiradır. Bu asılsız iddiada adı geçen Necati Özkan, Fatih Keleş isimli şahısları tanımıyorum. Baz sinyalim olduğu anlar kayıtlarda görüldüğü gibi TÜYAP’tandır. Orada fuara katıldım… Ekrem İmamoğlu ile ortak baz kaydım gerçeği yansıtmamaktadır. Kendisiyle belediyenin iştiraklara vermiş olduğu bir iftarda bulunmamız ve bir cenazede birer kez ve şu an hatırlamadığı bir ortamda sadece tokalaştığım dışında yan yana gelmişliğim yoktur.

• Tanığın şoförlüğünü yaptığı, 2019-2020 tarihlerinde bir yıl İBB Kültür AŞ. Genel Müdürü olan Serdal Taşkın: (Tanık iki yıl şoförlüğünü yaptığını söylemişti) Bu kişi yaklaşık 4-5 ay benim şoförlüğümü yaptı. Benimle birlikte çalıştığı dönemde mevkimi kullanarak çeşitli çıkarlar ve söylemler içinde olduğunu fark ettiğimden bu şahsın görev yerini değiştirerek şoförlüğüne son verdim. Bu sebepten ötürü kendisinin bana kin güttüğünü düşünüyorum. Bahsettiği kişilerden yalnızca Murat Ongun ve Fatih Keleş ile bahsedilen mekanda on günde bir ikametlerimize yakın olduğu için akşamları mesai saati sonrası iş konularını konuşarak üstlerim olan bu şahıslara bilgi vererek sohbet ederdik. Ekrem İmamoğlu’nu kesinlikle Mado’da görmedim. Herkesin açıkta görebileceği masalarda otururduk. Gizli bir toplantı yapmıyorduk. Usulsüz bir iş konuşmadık. Kesinlikle Mado’dan para dolu çantalarla çıkma gibi bir durum söz konusu değildir. Bu görüşmeler çok geç saatlerde bitmezdi. Maksimum bir saat civarı sürerdi… Hüseyin Köksal isimli şahsın tekstil dükkanında o dönem pandemi olmasından ötürü mekanların kapalı olmasından dolayı oraya gittim. Orada Murat Ongun, Fatih Keleş ile birlikte yaklaşık 10 kişi vardı. Bu durum da 2 kez gerçekleşmiştir. Bu görüşmelerde iş konusunda konuşulmadı.”

• Hüseyin Köksal’ın şoförü Servet Yıldırım: (Tanık şoför, Beylikdüzü Mado’nun dışında Servet Yıldırım ile birlikte beklediklerini söylemişti.) Bana sorulan tanık ifadesinde geçen suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Bu suçlamalar tamamen asılsızdır. Ben bu olayların hiçbirine şahit olmadım.

• Özetle tanık şoför dışında ‘gizli toplantı’ ve ‘para dolu çantalar’ iddialarını doğrulayan hiç kimse yok. Üstelik beş yıl öncesinden bahsediliyor. Baz sinyal bilgileri de tanık şoförün iddialarını yalanlıyor. Buna karşın tanığın iddiaları ismi gizlenerek soruluyor. Baz tabloları da İmamoğlu ve adı geçen diğer isimlere gösterilip sorgu konusu yapılabiliyor.

İKİNCİ ŞOFÖR DEDİKODUSU

Bir başka şoför dedikodusunda ise tanık şoför bile değil. Daha absürt bir tanıklık var. Yine gizli tanık olmayan ama adı gizlenen bir tanık yıllar önce ifade vermiş. Tekrar bulunup tanık olarak ifadesi alınmış. Özetle şöyle diyor: “Belbim’in başlattığı toplu taşımada kullanılan kartların taraftar karta dönüştürülmesi projesini Servet Yıldırım’ın (Hüseyin Köksal’ın şoförü) aracılığıyla Murat Ongun ve Tuncay Yılmaz bana verdi. Çalışmaları yaparken proje gerekçesiz iptal edildi. Benim yaptığım masraflar da tarafıma ödenmedi. (Tanık öncelikle husumetini anlatıyor ama tanıklığı devam ediyor. Üstelik şoför aracılığıyla bu kadar büyük bir işin bu kişiye verilmesinin absürtlüğü sorgulanmıyor.)

Adı gizlenen tanık ifadesinde Servet Yıldırım’dan duyduğunu söylediği bilgileri aktarıyor:

“Servet Yıldırım’ı ben yaklaşık 4 senedir tanıyorum. Yakın bir ilişkimiz vardı. Kendisi Hüseyin Köksal’ın özel şoförüdür. Bu süre zarfında Servet, İBB Kültür AŞ.’den çanta çanta para alıp İmamoğlu Şirketi’nin genel müdürü Tuncay’a götürdüğünü bana anlatırdı. Paraları Serdal Taşkın’dan aldığını anlatırdı… Para sayma görüntülerinin ortaya çıkmasından sonra ifade verdiler ancak ifadeleri yalandır… CHP’nin genel kurultayında 1 milyar 200 milyon lirayı Berber Yaşar’ın döviz ofisinde dövize çevirip delegelere verdiklerini, Kiptaş’tan 70 dairesini delegelere dağıttıklarını, hatta bir delegenin bir yıl boyunca Amerika’ya gidiş dönüş uçak biletlerini karşıladıklarını anlattı.”

Şoförden duyduğunu söyleyen tanığın ifadeleri gözaltına alınanlara soruldu. Şoför Servet Yıldırım bu anlatımlar sorulduğunda şöyle yanıt verdi:

“Şahsın beyanında geçen ve üzerime atılan suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Bu suçlamaları yapan şahsın psikolojik olarak hasta olduğunu düşünüyorum ve söylediği hiçbir husus doğru değildir. Ayrıca bu tanık ifadesi hakkında ben İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade vermiştim.”

Servet Yıldırım’ın telefonu Ocak ayında dinlenmeye başlanıyor. Buradaki konuşmalarda İBB’den reklam ihalesi alan  bir şirketin sahibi Emrah Bağdatlı’nın zenginleştiği konusunda konuşmalar bulunuyor. Bu konuşmalar sorulunca Servet Yıldırım şöyle diyor:

“Şoför çevresinden duyduğum kadarıyla yüksek meblağlarda para kazanıyormuş…”

Bu şoförden duyduğunu söyleyen tanığın anlatımları, gözaltına alınan kişilere soruldu. Hepsi iddiaları reddetti.  Bu dolaylı ve kaynak gösterdiği kişi tarafından da yalanlanan tanıklıkla ilgili teknik inceleme, delil araştırması yapılıp yapılmadığını biliyoruz. Eğer yapılsaydı herhalde soru olarak yöneltilirdi.