Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak ziyareti dönüşünde"Önceliğimiz, birinci hedefimiz, tasarrufu kamu harcamalarında uygulamak, enflasyonu düşürmek, ekonomiyi rahatlatmak. Daha önce başardık, yine başaracağız" dedi.
Erdoğan tasarrufa gidilecek kalemlerle ilgili şu ayrıntıları verdi:
"Resmi taşıt kullanımlarından haberleşme giderlerine, temsil, tören, ağırlama hizmetlerinden demirbaş alımlarına kadar tüm harcamalar gözden geçirilecektir."
Tedbirler sayesinde ne kadarlık bir tasarruf sağlanacak bilmiyorum ama yerinde bir karar. Zira hayat pahalılığına rağmen artarak devam eden enflasyonu tetikleyen tüketim çılgınlığına karşı topyekûn bir kampanya şart.
Ücretlerin artırılmasının alım gücü üzerindeki etkisinin sınırlı olduğuna şahit oluyoruz. Tüketim hız kesmeden devam ettikçe maaş farkları hesaplara yansımadan pul oluyor. Fahiş fiyatlardan satış yapabildiğini gören piyasadaki aktörler daha fazla zam yapıyor.
Böyle bir ortamda devletin harcama kalemlerinden feragat etmesi, tasarruf tavsiye edilen vatandaşın motivasyonunu artıracaktır.
Peki ya 31 Mart'ta milli gelirde aslan payı olan şehirleri almakla övünen muhalefet?
Meclis'teki 23 Nisan resepsiyonunda Cumhurbaşkanı'ndan randevu isteyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, görüşmede belediyeler başlığının da yer alacağını söyledi. Anlattıklarına bakılırsa sadece bütçeden daha fazla pay isteyecek.
Madem kamuda tasarruftan bahsediyoruz, belediyeler de bu işin dışında kalabilir mi? Belediyelerdeki makam şatafatının, şişirilmiş kadroların bakanlıklardan kalır yanı mı var?
Hepsini geçtim, doğru düzgün yolu, kaldırımı olmayan, çöp toplayamayan belediyelerin kültür-sanat faaliyetleri adı altında yaptıkları harcamalar ülkenin ekonomik darboğazdan geçtiği şu günlerde lüks değil de nedir?
Düşünün, İBB'nin 2023 yılı denetim raporuna göre konser, etkinlikve reklama harcadığı para tam 3 milyar 70 milyon TL.
Halihazırda 180 milyar borcu olan, bakımsızlıktan metrolarıçalışmayan, otobüs duraklarında izdiham yaşanan İstanbul'un önceliği milyonlar ödeyip taşeron şirketleri zengin etmek mi? Vergilerimizle oluşturulan bütçeden aldıkları payı, yandaş şarkıcıları, gazetecileri vs. yemlemek için kullanmaları israf değil mi?
Deliğin en büyüğü diye İstanbul'dan bahsediyorum. Yoksa sorun sadece muhalefette de değil. Diğer şehirlerde ve Cumhur İttifakı'nın belediyelerinde de israf gırla.
Erdoğan ve Özel'in mayıs başında bir araya gelecekleri tahmin ediliyor. Görüşmede bu konunun da gündeme getirilmesini talep ediyorum.
***
KILIÇDAROĞLU NEFRETİNDE TÜKENİYOR
Özgür Özel'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan randevu talebi üzerine Kemal Kılıçdaroğlu zehir zemberek bir tweet attı. Şöyle diyor:
"Sarayla müzakere edilmez mücadele edilir."
Hayda...
"Terörle müzakere değil mücadele edilir" değil miydi o?
Neyse, Kılıçdaroğlu'nun, İmamoğlu ile işbirliği yaparak kendisini koltuğundan eden Özgür Özel'i koynundaki yılan olarak görmesi doğal.
CHP yerel seçimde beklediği hezimeti almadığı ve dönüş hayalleri suya düştüğü için moralinin bozuk olmasını da anlıyoruz.
Ne var ki muhalefet ile iktidar arasındaki basit bir diyaloğa bile nefret dolu, sekter bir üslupla söylenmesi hiç profesyonelce değil. 13 yıllık deneyimine yakışmıyor. Kendisine zarar veriyor.
***
23 NİSAN KIYAFET BAYRAMI
Veliler 23 Nisan etkinlikleri için öğrencilerden kıyafet parası talep edilmesinden şikâyetçi.
Anlaşmalı mağaza dayatması falan derken iş soygun hâlini almış durumda. Daha da kötüsü, kıyafet parası bulamayan öğrencilerin, öğretmenleri ve arkadaşları tarafından dışlandığına dair pek çok şikâyet geliyor.
Çocuk Bayramı'nı çocuklara, velilere zehir etmeyin.
***
MERAL HANIM'A İYİ GELMİŞ
Meral Akşener kötü bir yılı geride bıraktı.
6'lı Masa'da başına gelmeyen kalmadı. Kendi ifadesiyle pusuya düşürüldü, tehdit edildi, yıpratıldı.
Meral Hanım'ın geçtiğimiz gün Ankara sokaklarını arşınlarken kayda alınmış fotoğraflarına, görüntülerine baktım.
Masadan kalktığındaki çökmüş hâlinden eser kalmamış, kendisine gelmiş. Siyasetten uzaklaşmak yaramış.
Kurultayda aday olmayacağını söyleyen, şimdiden makam odasını boşalttıran Meral Hanım bakalım ne kadar sabredebilecek?
Upon his return from his visit to Iraq, President Erdoğan said, "Our priority, our first goal, is to apply savings in public expenditures, reduce inflation, and ease the economy. We have succeeded before, we will succeed again."
Erdogan gave the following details about the items to be saved:
"All expenses, from official vehicle use to communication expenses, from representation, ceremony and hospitality services to fixture purchases, will be reviewed."
I don't know how much savings will be achieved thanks to the measures, but it is an appropriate decision. Because an all-out campaign is necessary against the consumption frenzy that triggers inflation, which continues to increase despite the high cost of living.
We witness that the effect of increasing wages on purchasing power is limited. As consumption continues unabated, salary differences disappear before they are reflected in the accounts. Actors in the market who see that they can sell at exorbitant prices raise more prices.
In such an environment, the state's waiver of expenditure items will increase the motivation of citizens who are advised to save.
What about the opposition that boasts of taking over the cities with the lion's share of national income on March 31?
CHP Chairman Özgür Özel, who asked for an appointment from the President at the April 23 reception in the Parliament, said that the topic of municipalities would also be included in the meeting. Judging by what he said, he will just want a larger share of the budget.
Since we are talking about savings in the public sector, can municipalities also stay out of this? Do the pomp of office and inflated staff in municipalities have anything to do with ministries?
I've gone through all of them, what is the expenditure made under the name of cultural and artistic activities by municipalities that do not have proper roads, sidewalks and cannot collect garbage, if not a luxury these days when the country is going through an economic bottleneck?
Think about it, according to the 2023 audit report of Istanbul Metropolitan Municipality, the money spent on concerts, events and advertisements is exactly 3 billion 70 million TL.
Is the priority of Istanbul, which currently has a debt of 180 billion, whose subways are not working due to disrepair, and where there are stampedes at bus stops, to make subcontractors rich by paying millions? The share they get from the budget created with our taxes, pro-singers, journalists, etc. Isn't it a waste to use them for feeding?
I'm talking about Istanbul because it's the biggest hole in the world. Otherwise, the problem is not only with the opposition. There is plenty of waste in other cities and municipalities of the People's Alliance.
It is estimated that Erdoğan and Özel will meet at the beginning of May. I request that this issue be brought to the agenda at the meeting.
***
KILIÇDAROGLU IS EXHAUSTED IN HATRE
Kemal Kılıçdaroğlu sent a vicious tweet upon Özgür Özel's request for an appointment with President Erdoğan. He says:
"You have to fight with the palace, not negotiate with it."
Come on...
Wasn't that "Terrorism is fought, not negotiated"?
Anyway, it is natural for Kılıçdaroğlu to see Özgür Özel, who unseated him by collaborating with İmamoğlu, as the snake in his bosom.
We also understand that he is depressed because CHP did not receive the defeat he expected in the local elections and his dreams of a comeback were dashed.
However, it is very unprofessional to speak of even a simple dialogue between the opposition and the government in a hateful, sectarian tone. It doesn't suit his 13 years of experience. He's harming himself.
***
23 APRIL DRESS FESTIVAL
Parents complain about demanding clothing money from students for April 23 events.
With the imposition of contracted stores etc., it has become a robbery. To make matters worse, there are many complaints that students who cannot afford clothes are ostracized by their teachers and friends.
Do not spoil Children's Day for children and parents.
***
IT WAS GOOD FOR MERAL HANIM
Meral Akşener left a bad year behind.
Everyone at the Table of 6 had this happen. In his own words, he was ambushed, threatened, and worn out.
The other day, I looked at the recorded photographs and footage of Ms. Meral while walking the streets of Ankara.
There was no trace left of his collapsed state when he got up from the table, and he came to his senses. It was good to stay away from politics.
Let's see how long Ms. Meral, who said she would not be a candidate at the congress and has already had her office vacated, can be patient.